Evet burdan ne çıkarıyoruz kadın iç güdüsel olarak trip atıyor peki zaman tünelimizde devam edelim biraz daha yaklaşalım hatırlayalım hürrem sultanımızı kadın ne trip attı be koca cihan padişahının odasına gitmedi sonuç gene kadın kazandı. Tarih bunun örneklerini çok fazla barındırıyor fakat şimdi günümüze gelelim hadi. Belki bu yazıyı okurken kız arkadaşımın yüzü çok fazla değişicek ama devam edelim. Şimdi her ilişkide yaşanan bir tartışmayı anlatıyorum dışarı çıkarsın ortam gereği başka bir bayanda olur sen bunu sevdiğine söylersin fakat hiç ses çıkarmaz evet şimdi aslında trip başladı ardından ise gün biter tekrar konusmaya başlarsın öncelikli olarak bir msjlaşma ise gülücük olmaz sen ne kadar tatlı konuşsanda o duvardır ve sonra PAT diye yapıştırır tripleri. Gene kendimden örnek vereyim sosyal hayatım yüzünden sürekli şehir dışına toplantılara gidiyorum ve bu toplantılarda olan herşeyi açıkca söylememe rağmen genede trip alıyorum bunu sebebi ise onunla ilgilenememiş olmam adı üstünde iş toplantısı ama nerde illa sevgi vericez. Fakat ne olursa olsun şöyle bir gerçeğede inanıyorum eğer trip yiyorsanız seviliyorsunuzdur tabikide dozunda yiyorsanız. Bide hem cinslerime küçük bir tüyo yerimizde olmak isteyen yoksullarıda düşünün ;)
2 Kasım 2014 Pazar
Kadının gücü
Hadi karalamaya başlayalım klavyeyi tekrardan bunları yazarken düşünüyorum da hemcinslerim cidden çok zor durumdayız. Bunun sebebi olarak kadınların elindeki en büyük koz plan trip silahı. Şuan 22. yüzyıldayız acaba 22 yüzyıldır erkeğe trip atılıyormudur ? Hadi zamanda geriye gidelim biraz antik yunanistana anlayışa göre zeus baya çapkın bir tanrıdır tam olarak birlikte olduğu tanrı sayısı 13 ve hepsinden çocukları olmuştur. Neyse konuya geri dönelim düşünsenize zeus bu 13 kadından birine yakalanıyor o kadın artemis olsun hem trip yer hemde her yerine ok yer ama okdan çok o trip can yakar. Yada ferhatla şirine gidelim adam dağları delmiş sonuç ne kavuşamamışlar peki olay ya şöyle olsaydı?
27 Ekim 2014 Pazartesi
Anime üstüne az birşey
Merhaba arkadaşlar bugün anime kültürü ve bunun bizim üzerindeki etkilerini yazıcam . Şimdi bir soru sorucam küçükken star tv'de yayınlanan lastik çocuk bu çizgi filmi izleyen var mı aranızda ? Ben izlemiş biri olarak çok sevmiştim ve şöyle düşünürsek türkiyede yanlış hatırlamıyorsam 2001 veya 2002 de yayınlanmıştı. Yada kız arkadaşlar için soruyorum ay savaşçıları gibi efsane çizgi filmi unutmak mümkün mü ? Fakat herşey aslında büyüyünce değişiyor ilk olarak çizgi film izlemek bırakılıyor ve ailenin izlediği şeyleri izlemek zorunda kalıyorsun sonra okul vs vs derken bu yaşına kadar geldin ve şuan o küçükken zevkle izlediğin şeyler sana aşırı itici geliyor olmalı. Bende aynı fikirdeyim ama sadece çizgi filmi kısmına sonuçta kalkıp pepe veya çakmaktaşları izleyemem artık mutlu etmezler beni. Şimdi başlığımın konusu olan anime kültürüne gelelim aslında anime biraz daha üst yaşlara hitap eden uzak doğu çizgi filmi ve seslendirme sanatı olarak tanımlayabilirim.Şimdi hadi zamanda geçmişe gidelim ve bizim lastik çocuk ne olmuş bir bakalım.
Umarım biraz klasik okumanızdan sizi alıp sıkılmamanızı sağlamışımdır. Neyse öğrendik ki lastik çocuk olmuş one piece bir hikayesi olan türkiyedeki çoğu diziden iyi olan bir anime. İçinde dostluk,hedefleri doğrultusunda her şeyi yapabilceklerini,insanların değişebilceğini gösteren bir animedir. tabi bunun yanında kavga ve şiddet kısmınıda ekleyeyım bu eklemeler zaten yetişkinlere uygun olduğunu gösteriyor. Zaten anime kültürünün büyük babaları bazı animelerdir bunlar asla yarıştırılmamalısınız çünkü pişman olursunuz ben 670 bölüm one piece izledikten sonra naruto birinci olamaz diye düşünürüm sonra pat diye ağzıma oradan
Katon Ryuuka no Jutsu yerim bu yüzden efsane animeleri söyleyip herhalde bitirmek lazım umarım birazda olsa fikirlerinizi değiştirebilirim anime konusunda.
EN İYİLER
1)Naruto and Naruto Shippuuden
2)One Piece
3)Bleach
4)Shingeki No Kyojin (attack on titans )
5)Fairy Tail
6)Death Note (Az kalsın unutuyordum )
7) Full Metal Alchemist BrotherHood
8)Hellsing
9)Afro Samurai
10) Btooom
25 Ekim 2014 Cumartesi
Hadi bir şeyler karalamaya başlayalım.
Başlığımdan da anlaşıldığı gibi cidden belirli bir konu olmadan yazmaya başlıyorum şuan aklımda girişimcilik ve kalkınma var. Bununda sebebi ülkemizin cari açığının enerji üzerine olmasıdır. Peki bu enerji açığıyla ilgili bizler yani gençler ve kendini genç hissedenler ;) neler yapıyoruz. İstatiksel terimler yazıp okuyanlarımı tabi eğer varsalar sıkmak istemem. Neyse araştırmam sonucu cari açığımızın 8 milyar 322 milyon dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı 65 milyar 4 milyon dolar oldu. Bu cümleden bende pek birşey anlamadım sadece şunu düşünüyorum madem bu kadar büyük paraların sebebi enerjiyse enerjiyle ilgili proje yapıp bunu devlet büyüklerine sunmalıyız bu kısımla ilgili çok bilgim yok. Peki ne yapabilirim diye çok düşündüm ve aklıma bazı şeyler geldi bunlarıda paylaşmak istedim. Aklıma ilk gelen kendi kendine enerji üreten trenler bunun içinde sürtünme kuvveti gibi efsane ve sürekli kullandığımız enerji türünü kullanmalıyız bununla ilgili çekik gözlü abilerimin videosunu sizlerle paylaşıp yorumlamanızı bekliyorum bu konuyla ilgili bir daha ki araştırmamda görüşmek üzere kendinize iyi bakın
24 Ekim 2014 Cuma
Merhaba bu benim ilk yazım biraz kendimi tanıtayım belki okumak isteyen birkaç kişiye. Ben fahri KARA 20 yaşındayım sivil savunma ve itfaiyecilik bölümü mezunuyum. Sosyal medya okur yazarlığı eğitmeniyim,doğal yaşam derneği aydın temsilcisiyim ve son olarak aydın-söke gençlik meclisi yönetim kurulundayım. Genelde gönüllülük üzerine çalışmakta olan ama asla kendimi yetişmiş biri olarak görmüyorum bunun sebebi ise sürekli benden genç insanların benden daha başarılı olması. Bu arkadaşları kıskanmıyorum fakat cidden imreniyorum ve onlarla eşit olabilmek için kendimi yetiştiriyorum. Neyse kendimden bahsetmeyi çok sevmem aslında blogumda genelde her şeyden bir avuç bulucaksınız teorik bilimden tartışılan büyük konulara kadar bir dahaki yazımda görüşmek üzere hoşçakalın :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










